Yaz tatili denince aklımıza çoğu zaman kurslar, etkinlik programları ve doldurulması gereken saatler
geliyor. Oysa çocuklar için yaz, biraz yavaşlamak, biraz kirlenmek, biraz da sadece çocuk olmak demektir.
Belki de bu yaz çocuklarımıza uzun etkinlik listeleri hazırlamak yerine onlara unutamayacakları anılar
hediye etmeliyiz.
Bu yaz yapılacaklar listesinde şunlar olsun:
Bir kelebeğin peşinden koşmak…
Çimlere uzanıp bulutlara şekiller vermek…
Dondurma yerken elleri yapış yapış olana kadar gülmek…
Bir ağacın gölgesinde kitap dinlemek…
Birlikte kurabiye yapmak, limonata hazırlamak…
Deniz kabukları, taşlar ve yapraklar biriktirmek…
Akşam serinliğinde ailece yürüyüşe çıkmak…
Dedelerden ve ninelerden çocukluk hikâyeleri dinlemek…
Bir karton kutuyu gemiye, kaleye ya da uzay roketine dönüştürmek…
Yıldızları izleyip hayaller kurmak…
Ve bol bol oyun oynamak…
Çünkü çocuklar yıllar sonra gittikleri kursların isimlerini unutabilirler.
Ama anneleriyle yaptıkları keki, babalarıyla oynadıkları oyunu, arkadaşlarıyla attıkları kahkahaları ve
mutlu oldukları yaz akşamlarını unutmazlar.
Çocukluk; başarı belgeleriyle değil, biriktirilen güzel anılarla hatırlanır.
Bu yüzden bu yaz çocuklarımızın takvimlerini değil, anılarını dolduralım.
Biraz güneş…
Biraz çamur…
Biraz kahkaha…

Bolca oyun…
Ve doya doya yaşanmış bir çocukluk…
Çünkü yaz yeniden gelir.
Ama çocukluk yazları…
Onlar sadece bir kez yaşanır.


